Kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2010 Perşembe

SNCF La Radio


Geçenlerde, Kasım ayında yapacağım Fransa yolculuğu için bilet almaya çalışırken keşfettim bu radyoyu . Hızlı tren firması yolcularını bilgilendirmek amacıyla kurmuş.Fransızca ve İngilizce olmak üzere çok güzel şarkılar çalıyor ama tabi beni daha çok cezbeden kısmı Fransızca konuşmalar , böylece dinlememi (ma ecoute :)) ilerletme fırsatım oluyor, bazen arada bir iki cümle anlayıp seviniyorum kendi kendime :)



13 Kasım 2009 Cuma

Alışverişsaati.com Rezilliği

6 ekim gunu tarihi bir hata yapıp alısverissaati.com sitesinden bir adet saat siparis ettim.Cunku arkadaslarımdan methini duymustum.ancak saat bir turlu tedarik edilemedi ve ben bu arada baska bir sitede baska bir saat begenip onu aldım ve bu siparisimi iptal ettirdim.Hemen beni aradılar bizim yuzumuzden mi iptal ettiniz diye sordular yok dedim.Hem de ne kadar inceler diye dusundum.
Neyse ,yaklasık 1 ay sonra kredi kartımı kontrol ederken bir baktım alısverissaati.com taksidi yatmıs! Param iade edilmemis ve ben almadıgım saatin taksitlerini oduyorum! Hemen irtibata gectim isleme alalım dediler (daha almamıslar 1 aydır).bir persembe gunuydu ve pazartesi yatacak dediler tamam dedim.Sonra yatmadı bir daha bir da cumaya kadar bilmemne erteleyip duruyorlar.Defalarca mail attım tenezzul edip dönmüyorlar.Musteri temsilcilerine baglanamıyorsunuz mesguller.Kısacası hala alamadım paramı.Deli oldum artık.1.5 aydır benim paramı kullanıyorlar!!!
Siz siz olun sakın buradan alısveris etmeyin ve esinize dostunuza da tavsiye etmeyin.

Bu arada bana da konu hakkında tavsiyesi olan varsa yazsın.Paramı nasıl kurtarabilecegim konusunda..

Edit: Konustum isleme bugun alınmıs size tekrar telefon acacagız bugun yapıldı diye dediler hala bekliyorum.Yatırmazsanız yasal yollardan hakkımı arayacagım dedim ki bunu yapmayı da dusunuyorum.Hem paramı hem de 1.5 aylık faizimi alıcam kullanıyolar paramı göz göre göre..


Edit 2: 25 kasım itibariyle paramı almıs bulunmaktayım..Hele şükür sonunda...

9 Kasım 2009 Pazartesi

Gelecek Yazılar

Bu yazı hem bir not alma hem de haberdar etme yazısıdır.Yavas yavas alemlere geri dönmeyi düşünüyorum, bu ara cok faalim yazacak cok seyim var ama yazmaya henuz vakit bulamadım.
O yuzden konu baslıklarımı yazayım en azından sonradan unutmayayım dedim:

- Nefes filmi
- Efes Pilsen Blues Festival
- Kuşman Bowling Turnuvası
- Singin' in the Rain Müzikali
- 2012 filmi

Edit : Alışverişsaati.com 'un yaptıgı terbiyesizlik.Cok sinirlendirdiler beni uzun uzun yazıp kötüleyecegim merak etmeyin..

Aklıma gelen baska seyler oldukca bu listeyi gunceller sonra da yazmaya baslarım artık :)

Gorusmek uzere millet!

21 Ekim 2009 Çarşamba

Başlıksız

Sevgili günlük,

Hasta olmak ne kötü bisi degil mi?İnsan kendini iyi hissettigi anlarda sanki hiç hasta olmayacakmıs gibi geliyor.Simdi de sanki hic iyi olmamısım hep hastaymısım gibi hissediyorum.

Yatmaktan sıkılıp aktivite yapmak istemek ama buna halinin olmaması ve yine o yatakta kalmak zorunda olmak ne kötü.Ama daha da kötüsü yatmaktan baska birseye halin olmadıgı halde mecburen ise gelmek , hasta hasta calısmaya calısmak, bir yandan da hastalıgını insanlara bulastırmaktan korktugun icin cekine cekine öksürügünü tutmaya calısmak ama becerememek.

Sana bi soru ( biz tartısıyoruz da bir türlü cevabını bulamadık) ; grip , nezle ve soguk algınlıgı arasındaki fark nedir? Ne zaman antibiyotik kullanmalı, ne zaman grip ilacı almalı?Soguk algınlıgının da virusten kaynaklandıgı soylense de neden doktorlar antibiyotik veriyor? Yoksa almasak da zaten o surede iyilesecek miyiz?Peki viral bi hastalık oldugu halde Tamiflu (grip ilacı , biraz da sirketimin ilacının reklamını yapayım ;)neden bi ise yaramadı bende?

Neyse günlük icimi döktüm rahatladım,simdi burnumu ceke ceke calısmaya devam edebilirim.Sorularıma bir yanıtın olursa hic cekinme saat kac olursa olsun ara.

Öpüyorum seni gözlerinden.

Her daim hasta,
Özlem.


Edit: Antibiyotikleri üst solunum yolu enfeksiyonları icin veriyorlarmıs , sinuzit gibi mesela.Ondan iyi geliyormus bana..

14 Ağustos 2009 Cuma

Öylesine Bir Yazı

Uzun zamandır ugramıyorum buralara,sabahın 6.30 unda kalkıp ise gidiyorum,bu guzel yaz aksamlarında da bilgisayar basında oturup blog yazmak hic isime gelmiyor dogrusu..
E peki neler yapıyorsun madem derseniz,

Ara verdiğim bu uzuuun sure icinde iş degistirdim, yeni işime adaptasyon sureci gecirdim (tek adapte olmam gereken konu sabah erken kalkmaktı aslında,cunku 2 ay staj yaptıgım sirkete girdigim icin pek yabancılık cekmedim..)

Sonra evimi degistirmeye karar verdim,kac haftadır da ev arıyorum, sonunda buldum,her ne kadar tam istedigim gibi meydana cok yakın olmasa da cok guzel bir ev.Bu hafta icinde tasınıyorum..

He bir de en guzel haber, ikiz yegenlerim oldu!! Bir kız bir erkek; Bilge ve Mete. Gerci kendilerini sadece fotograflardan gorebildim cunku hala kuvözdeler malesef 8 aylık dogdukları icin..Ablamın ilk okul zamanlarını hatırlıyorum da onun cocukları olması cok garip geliyor,acaba annem babam ne hissediyordur, bebeginin bebegi oluyor..Ne kadar garip su hayat..

Kısa bir ozet gectim size son birkac ayımdan..Bu ara cok atraksiyonelim anlıycagınız, sakin sessiz bir hayat surmeye basladıgımda eski uretkenligime geri donecegimi umuyorum..Saygılar sevgiler efendim..

9 Haziran 2009 Salı

iyi ki dogdum,ne güzel bir bilgisayar mühendisi oldum!



Eveeeet 5 yıllık maraton bitti, bugun bitirme sunumumu yaptım, projemiz basarıyla tamamlandı,
sunumumuz begenildi veeeee artık mezunum!!!!
Bir bilgisayar muhendisi olarak ben de varım bu alemde!!! :)
Cok mutluyum cok,inanamıyorum hala herseyin bittigine,
ve su 22 yıllık omrumde tam 17 yıl okuduğuma!!!!

Veee simdi tabi ki party time!!

24 Mayıs 2009 Pazar

Bilgilendirme

Farkındasınızdır,bir süredir güncelleyemiyorum blogumu.Malesef bitirme,iş vs. derken çok yoğunum,hele bir hayırlısıyla mezun olayım,bol bol yazacağım,sizi yazılara boğacağım, bir sürü konu başlığım var merak etmeyin:))
en kısa zamanda gorusmek uzere..

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Karakter Analizi

Bu aralar ben de Berna'nın blogundan esinlenip (bkz: sol alt köşedeki blog listemde, Not Defteri)
kendime bir karakter testi yaptım.Cok basit bir test,9 tane resimden birini seçiyorsunuz ve sonucu gösteriyor.Benim sonucum bana 100% uyuyor, o yüzden paylaşayım dedim ,siz de bir deneyin:)

Yukarıdaki testte secilen resimler,
bu asagıdaki de benim sonucum:


Yogun istek uzerine linkini de veriyorum ( hay allah unutmusum:)

29 Nisan 2009 Çarşamba

Google'a inanmak


Gecen gun, siteme google'dan gelen ziyaretcilerin kullandıgı anahtar kelimelere baktım.En populeri possesivprononomen olmus, sanırım almancaya yogun bir talep var. 2. en cok ziyaretci ceken konu ise aida operası.Bunun nedenini de bu konuda Türkçe kaynakların az olmasına bağlıyorum ben.

Tamam çok güzel, bunlar gayet mantıklı ama merak ediyorum , hangi biriniz google ' daki arama çubuğuna " güvercini doğduktan iki saatte büyüten hormon" yazmıştır veya yazmayı aklından geçirmiştir acaba? Sana sesleniyorum ziyaretçi ne yapacaksın bu hormonu, yazık değil mi canım güvercinlere ? Nedir bu seri üretim tutkusu böyle? Tavukların hormonla kısa sürede büyütülmesi gerçeğine alışmıştık ama güvercinlerin de aynı muameleye maruz kaldığını, ( hele ki 2 saat gibi bir sürede!) hiç duymamıştım, yazık günah vallahi..

19 Nisan 2009 Pazar

Ziyaretçi Sayısı ve Queen Arasındaki İlişki

Queen hakkındaki yazımı henüz yollamıştım ki 1'den yukarı pek çıkmayan # online göstergesi birden 5 ' e ve dakika sonra da 8 ' e fırladı.Hali hazırda 7 görünüyor.
Bunu queen' e mi yormalıyım bilemedim , ama bu anı ölümsüzleştirmek istedim.

İşte bu ilk an:

Bu da ikincisi:



Vay be queen sen nelere kadirsin!!!









9 Mart 2009 Pazartesi

tekzip

bir önceki yazımda yer alan "mezun olana kadar bu konuda stres yapmayacagım" cümlesi tamamen bir yalan beyandır.İş aramaya karar verdigimden beri gereksiz bir stres icindeyim.Surekli olarak ne yapsam,nerede is bulsam,aman mülakatta ne yapacagım,bak hala aramadılar gördün mü seklinde dolasan manyak psikopatın teki oldum cıktım.Dertsiz basıma dert aldım,itiraf ediyorum..

26 Şubat 2009 Perşembe

boşluktan ne yapacağını bilememe

Evet,bu başlığı yazabildiğime ben de çok şaşırıyorum.Tatil,boş zaman diye yırtınan ben bir anda haftada 9 saat dersle boş kalınca sudan çıkmış balığa döndüm.Evde otursam sıkılıyorum, dışarıda yapacak birşey yok hava soğuk çünkü, fazla boş kalınca da yapmam gerekenleri de yapacak şevk kalmıyor bende, alışmışım yoğunluğa ,koşuşturmaya..
Ben de dedim madem boşluktan bunalıyorsun özlem sen kaşındın paran da yok,kalk iş ara..Tabi bu krizde iş bulmak ne kadar kolay olursa..Başvurdum bi kaç yere olursa ne ala olmazsa da çok da umrumda değil, mezun olana kadar bu konuda stres yapmayacağım..

20 Şubat 2009 Cuma

Bir Garip Halet-i Ruhiye

Bir seyi cok istemek,ama bir yandan da ondan tiksinmek..Son gunlerde cok sık hissediyorum bunu.Bir sey yapmak,yemek,izlemek;bir anda aklıma dusuyor,sonra dusunuyorum hic birsey ifade etmiyor bana o seyi yapmak,midem bulanıyor,zaten basım da bin ton nasıl kaldıracagım kendimi buradan diyorum vazgeciyorum.
Ama bu usengec insan iki dakika sonra kalkıp bulasık yıkamaya falan baslıyor,bir yandan kendimi durduramıyorum,cunku icimde acayip bir istek var bir duzen kurmaya,bu karmasayı ortadan kaldırmaya ama gereken şevk ani bir sekilde gelip beni huzursuz edip,yine geldigi gibi gidiyor.Bu gelgitlerden cok yorulmaya basladım,resmen fizyolojim ve psikolojim catısma halinde.Hastayım deyip yatıyorum,zar zor bir saat uyuyup uyanıyorum,
bir adacayı icip yarattıgı doping etkisiyle alısveris yapmaya kosuyorum.Tabanlarım patlamıs bir durumda eve geliyorum,sonra yine bir hastalık hali..
Dusunuyorum da ben bu ev sınırlarında kendimi hasta hissetmeye baslıyorum galiba.Dısarıdayken turp gibiyim masallah.Sanki bir kafese tıkılmısım gibi,ufacık bir oda,artık bana sıkıcı gelen,icimi daraltan bir suru esya..
Sıkılıyorum kendime bir cay yapayım diyorum,ama mutfaga girmek icin engel atlama konusunda kendimi gelistirmis olmam gerek zira sandalyeler orada burada koca daglar gibi duruyor onumde.Girmeyi basardıktan sonra da priz konusuna bir cozum bulmalı,cunku o kadar iyi bir elektrik tesisatı var ki evde prizler tek tek yanıyor..Evdeki bu müşküllerin yanında bir de surekli gidip gelen basagrıları,bir kac gundur beni yalnız bırakmamaya and icmis mide bulantıları ve kroniklesmis boyun agrım da eklenince,kendimi ufaktan bir cehennem icinde buluyorum.Bunu soyler soylemez de kendimi cok kotu hissediyorum,cunku sukursuzluk yaptıgımın farkındayım.Bircok ogrencinin ulasamadıgı bir konfor icinde yasıyorum,yedigim onumde yemedigim arkamda,giymedigim milyon tane kıyafetimden dolabım dolup
tasmakta..
Medcezir halim bu yazıdan bile anlasılıyor,nasıl kurtulurum bu cekimden bilmiyorum..
Umuyorum ki bir an once kendime gelmeyi basarırım..

6 Ocak 2009 Salı

yeni yıl,yeni yaş,ilk kırışık

Yaş otuzbeş yolun yarısı edermiş,ben ise tam 15 gün sonra 22 olacağım ve yolun yarısını çoktan geçmiş gibi hissediyorum.Sanırım dünyadaki zamanla benim zihnimdeki zaman birbiriyle pek örtüşmüyor.Halbuki şimdiye kadar neredeyse her ortamda en küçük ben oldum.En küçük çocuğum.Peki neden bu kadar yorgun ve yaşlı hissediyorum??Hatta hisleri de bir yana bıraktım.Bedenim bile artık iflas ediyor.Omurgam yamulmuş,midem zaten doğuştan bozuk,tiroid bezim eksik çalışıyor.Buna bir de 3 gün önce farkettiğim alnımdaki kırışık eklendi şimdi de.İçten çürük olmaya alışmıştık,bari ambalaj bu kadar çabuk bozulmasaydı,paketi süslü tutabilseydik uzun süre..

Yine de o kadar çabuk pes etmeye niyetim yok.Zaman beni erkenden yormaya başlamış olabilir,ama ben de sıkı bir rakibim.Bu dakikadan sonra sağlıklı yaşam aktiviteleri başlıyor!!
Beni izleyin anacım:)